KDV Finansman Yükü: Dimyata Pirince Giderken...

Müşterinizin sizden şöyle bir kredi talep ettiğini varsayın ... Öyle bir kredi olsun ki  kredi kullanımı YTL cinsinden olsun ama faizi $ veya € cinsinden olsun. Başka bir deyişle YTL krediyi % 7-8 civarında bir faiz ile kullanmak istesin! Bu  kredinin ödeme süresi içinde oluşabilecek kur artışlarından da kiracınız etkilenmesin! Eğer ‘Böyle de kredi mi olur ? Yok daha neler!’ dediyseniz size şaşırtıcı bir haberim var. Şu an sektörde pek çok leasing şirketi her gün bu şekilde teklif vermekteler ve işlem yapmaktalar. Nasıl mı? Aşağıdaki satırlarda sizlerle bu sorunun cevabını paylaşmaya çalışacağım. 
 
Sabit Kıymet KDV’li işlemlerde Leasing Şirketleri hem mal bedelini hem de KDV’yi finanse etmektedirler. Sabit Kıymet KDV’si ödendiği tarih itibari ile finansmanın YTL veya döviz olması fark etmeksizin YTL cinsinden bilanço aktifinde yer almaktadır ve kira KDV’leri tahsilatı ile mahsup edilmektedir. Bu tip işlemlerde KDV finansmanın ana parasını devlet bize geri ödemekte KDV’nin finansman yükü de kiracıya yansıtılmaktadır da diyebiliriz. Bütün soru KDV’nin finansman yükünün nasıl hesaplanacağınıdır. KDV finansmanı, işlemin döviz yada YTL olmasından bağımsız olarak devlete YTL olarak verilen bir kredidir. YTL bazında kredilendirilen leasing işlemlerinde işlemin ana parası da KDV’nin finansman yükü de YTL faiz üzerinden hesaplanmaktadır. Bu nedenle YTL olarak kredilendirilen işlemlerin hesaplanmasında sorun yoktur. Oysa döviz bazındaki işlemlerin hemen hepsinde işlemlerin  mal bedeli ile KDV’si döviz kaynaklar ile finanse edilmektedir ve hem mal bedeli hem de KDV’nin finansman yükü döviz faiz üzerinden hesaplanmaktadır. Mal bedelinin döviz cinsinden finanse edilmesi doğrudur çünkü döviz arttıkça döviz cinsinden alacağımız ve buna mukabil kiralar da artacaktır. Oysa Sabit Kıymet KDV’si YTL bazında takip edilen bir alacaktır. Olası bir devalüasyonda nasıl olsa  kira KDV’si tahsilatım da artacak varsayımı yanlıştır. Bu tip bir durumda Kira KDV’si tahsilatı döviz kuru yükselmesine paralel artacak olsa da KDV alacağımız YTL cinsinden sabit kalacak döviz cinsinden küçülecektir. Bu da kur farkı zararı anlamına gelecektir.  Yine bir devalüasyon söz konusu olduğunda KDV alacağımı döviz kira ödemelerinin KDV tutarları da artacağından daha çabuk tahsil edebileceğim; bu nedenle devalüasyondan olumlu etkilenirim düşüncesi de büyük resmi kaçırmaktan başka bir şey değildir. Yapılan yorum kendi içinde doğru olsa da KDV alacağınızın döviz karşılığı küçüleceğinden devalüasyon oranı fazlalaştıkça miktarsal kaybınız zamansal getirinizden çok daha fazla olacaktır. 
 
KDV’nin döviz cinsinden finansmanı yapı itibari ile açık pozisyon riski taşımaktadır. Döviz cinsinden borç ile YTL cinsinden olan KDV alacağı finanse edilmektedir. Normal şartlarda açık pozisyon riski taşımak belli kazançları da beraberinde getirebileceği için bazı durumlarda ve belli bir orana kadar tercih edilebilir. Örneğin % 4-5 arasında finansman maliyeti olan bir döviz cinsinden kredi ile % 20’nin üzerinde  faiz ile YTL kredilerin finansmanı yüksek risk yüksek getiri mantığı ile örtüşebilir.  KDV finansman maliyetinin döviz faizi üzerinden hesaplanması açık pozisyon taşırken leasing şirketi olarak tüm riski üzerinizde tutup tüm avantajı da işlemi alabilmek için müşteriye yansıtmak anlamına gelmektedir. Halen Leasing Şirketleri döviz bazında yapılan işlemlerde her 100 YTL’lık işlemde ortalama 18 YTL finansmanı rekabet edebilmek adına bu şekilde yapmaktadırlar. Bu kadar düşük bir getiri ile taşınamayacak kadar büyük bir açık pozisyon tutarı!  
 

2008 yılında düşük seyreden döviz şu ana kadar yapılan işlemlerde var olan açık pozisyon riskinin farkına varılmasını engellemiştir. Leasing Şirketlerinin herhangi bir ek getiri olmaksızın giderek artan miktarlarda almış olduğu bu risk ileriki dönemler için büyük tehlike arz etmektedir. Son dönemde dozu giderek artan fiyat rekabetinin sektöre fayda yerine zarar getireceğinden endişeliyim. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak istemeyen şirketlerin, KDV avantajının kalkması sonrasında daralan pazarda pay kapma savaşında daha kontrollü ve bilinçli davranması gerektiği kanaatindeyim.